Cry, Even Better If You Beg - 36. Bölüm (Türkçe Novel)

predatory-marriage

 ✧Öyleyse, Sonra?✧


“Bulabildiniz mi, Efendim?”

Hessen, Mark Evers çıktıktan kısa süre sonra ofise girdi.

“Bill Remmer’ın parasını çalan hırsıza ne oldu?” diye sordu Matthias alçak bir sesle.

“Memurlar halihazırda olay yerindeler ama kanıt ve görgü tanığı bulmakta zorlanıyorlar.”

“Peki ya Leyla Lewellin’in okul harcı ne olacak?”

“Hırsız yakalanmazsa, Hanımefendi ve Bayan Brandt harcı ödemek istediklerini söylediler. Sanırım Doktor Etman da aynı derecede istekliydi.”

Raporundaki hiçbir şey şaşırtıcı görünmüyordu.

Matthias çenesini ileri çıkararak kıkırdadı ve dosyayı bıraktı.

Planın beyni Linda Etman’dı.

Matthias, o sabah karşılaştığı aptal yabancı hakkında edindiği bilgilere dayanarak buna kanaat getirmişti.

Bayan Etman ilk bakışta oğlunun evliliğinden memnun görünüyordu. Ama gerçek yüzünün bu denli zehirli ve tehditkar olacağını kim tahmin edebilirdi?

Kendisiyle ilgisiz olsa da Matthias, bu hanenin ilgi çekici dramasının yaratacağı gösteriyi kaçırmak istemiyordu.

Leyla’nın yüzündeki ifade her şeyi biliyormuş izlenimi veriyordu. Oysa gerçekte, dünyanın nasıl döndüğüne dair tamamen bilgisizdi.

Şimdi ona bir aptal mı demeliydi?

Hessen, Matthias’ın sessizliğini bir tür itiraz olarak algılayınca sorma cesaretini gösterdi.

“Efendim, eğer sizin iradeniz farklı yöndeyse...”

“Hayır.” Matthias onun sözünü kesti. Dudaklarında alaycı bir gülümseme belirdi. “Büyükannemlerin dileklerine saygı duyuyorum. Buna karşı değilim.”

Bunu söylediği andan itibaren Matthias içten içe hiç şüphe duymuyordu. Linda Etman, bu komployu önsezilerinde hiçbir hata payı bırakmadan akıllıca planlamış olmalıydı.

Nakit parasıyla satın aldığı satranç taşı bir tür geri zekalıydı, fakat kadının planı oldukça hassas ve cesurdu. Leyla Lewellin’in kaybolan harcı için pek çok kişinin memnuniyetle ödeme yapacağından bihaber olacak kadar saf değildi. Sadece kocasına bakarak bile bunun farkında olmalıydı.

Öyleyse gerçek amacı neydi?

Matthias kadını zihninde canlandırarak çenesinin ucuna dokundu.

Parası çalınsa bile Leyla’nın Kyle Etman ile üniversiteye gitmesine engel olmanın neredeyse imkansız olduğunu bildiği halde, Linda Etman neden böyle bir tantana koparmıştı?

Matthias sanki cezbedici bir bilmeceyle karşı karşıyaymış gibi dudaklarını büktü.

“Bayan Etman’ın peşine birini tak.”

Matthias zarifçe bacak bacak üstüne atarak bunu duyurdu. Keyifsiz siması, ağzından çıkan son komuttan daha nazikti.

“Bayan Etman mı? Aile doktorumuz olan Doktor Etman’ın karısından mı bahsediyoruz?”

“Evet. Linda Etman. Doktorun karısı.”

Bu açık sözlü yanıt Hessen’in bir şekilde sendelemesine neden oldu.

“Rapor etmen gereken tek bir şey var.”

Matthias yorgun sırtını kanepeye yasladı; yüzüne bir sırıtış iyice yerleşmişti.

“Bayan Etman, Leyla Lewellin ile ayrı bir yerde buluşuyor mu? Ve eğer buluşuyorsa ne hakkında konuşuyorlar.”


*.·:·.✧.·:·.*


Ertesi gün şafak vaktinde polis memurları Arvis’e geri döndüler. Dük’ün malikanesini ziyaret ettiler ve merdivenlerden büyük lobiye inmekte olan Matthias ile tesadüfen karşılaştılar.

“Günaydın, Dük Hazretleri.” Polis memurlarının komutanı olan gümüş saçlı adam, onu cesurca selamladı. “Şey, bu hırsızlık hadisesinden dolayı mahcubiyet duydum.”

Matthias salonun ortasında adımlarını durdurdu, arkasında Claudine ve maiyeti vardı.

Hessen usulca yaklaştı ve şöyle dedi. “Görgü tanığı bulabilmek için yeniden bir soruşturma yürütmek adına izin istiyorlar.”

Matthias onaylarcasına başını salladı. “Elbette, istediğiniz kadar.”

“Teşekkür ederim, Dük Hazretleri.”

Ön sıradaki komutanlarının selamı üzerine, arkadaki genç memurlar da hızla başlarını eğdiler.

Matthias yürümeye devam etmek üzereydi ki gümüş saçlı memur başını kaldırdı ve aniden ona seslendi.

“Bu arada, Dük Hazretleri.”

Matthias sakin bir tavırla bakışlarını geri çevirdi.

“O sabah mülkte şüpheli birini gördünüz mü?”

Tereddüt içindeki memur soruyu temkinli bir şekilde sordu. Matthias bir saniye duraksadı ve ardından yavaşça ona doğru yürüdü.

‘Gördüm.’

Vermesi gereken basit cevap buydu ancak Matthias bunun yerine sadece nazikçe gülümsedi. Bir an için zihninde Leyla Lewellin ile ilgili düşünceleri tarttı.

‘Ne yapmalıyım?’

Bayan Etman’ın ve iflasın eşiğindeki kuzeninin, oğlunun evliliğini engellemek için kurdukları bu komployu şimdi ifşa etse ne olurdu?

Durum ne kadar vahim olursa olsun, Linda Etman, Leyla’nın önünde gerçek pençelerini göstermediği sürece meseleyi hala kapatabilirdi. Muhtemelen biraz gürültü kopardı ancak Matthias bunun kısa süreceğine inanıyordu. Doktor Etman ve oğlu, evliliğin gerçekleşmesini sağlamak için her şeyi yaparlardı.

Ancak Linda Etman vazgeçecek türden bir kadın değildi.

‘O halde.’

Matthias tavana doğru baktı, bakışları avizenin ışığına daldı.

Leyla Lewellin hayatında bir kez gelebilecek bir talih kuşu yakalamıştı, sonsuza dek mutlu yaşayacaktı.

İkisi Ratz’daki yeni evlerine taşındıktan sonra Bayan Etman bir daha onlara müdahale edemeyecekti. Kyle Etman, eşini seven ve ona değer veren sadık bir koca olacaktı. Onun sevgisiyle Leyla dilediği kadar ders çalışabilecek ve belki de bir akademisyen olma hayalinin peşinden gidebilecekti.

Matthias bakışlarını avize başlığının çok yukarısında, tavana kazınmış süslü yazıya kaldırdı.

Eğer kendini biraz yormaya niyetli olsaydı Leyla’ya kesinlikle yardım edebilirdi. Matthias, Linda Etman onunla buluşmadan önce Kyle’ın annesiyle önceden görüşme ayrıcalığına sahipti. Linda Etman, Dük Herhardt’ın tüm planlarını keşfettiğini bilseydi muhtemelen en azından itibarını kurtarmak için sessiz sedasız geri çekilirdi.

Bu, Leyla’nın yaralarını azaltmak için uygulanabilir bir yol gibi görünüyordu.

Matthias tek bir kelime etmeden memuru süzdü. Kıdemli memur, Dük’ün sessizliğini kabalığına yönelik bir azar olarak yorumlayarak öylece durdu.

Matthias, Leyla’yı neyin mutlu ettiğini biliyordu. Ve sadece bir parmak şıklatmasıyla onun mutluluk kaynağını kurtarabilirdi.

‘Öyleyse..?’

Matthias’ın dudakları başka bir alaycı gülümsemeyle kıvrıldı.

‘Leyla’nın mutluluğunu bulmasına yardım etmekten ne gibi bir zevk alabilirdi ki?’

Ondan geriye kalan tek şey, Leyla’nın yokluğunda onun kusursuz dünyasında bir çatlak oluşturacak o kasvetli gül mevsimiydi.

“...Kimseyi görmedim.”

Matthias, memura bakarken gözlerini kısarak sertçe cevap verdi. Onları izleyenlerin yüzünde endişe ve hemen ardından gelen bir rahatlama karışımı vardı.

“Ah, evet. Anlayışınız için teşekkürler Dük Hazretleri. Tüm kabalığım için özür dilerim.”

Matthias nazik bir baş selamıyla özürlerini kabul etti.

“Siz hiç yabancı birini gördünüz mü?”

Memurun iş birliği yapmaya istekli tavrı, aynı soruyu Matthias’ın arkasında duran Claudine’e de sormasını sağladı.

“Hayır.” Claudine bir an bile duraksamadan cevap verdi. “Maalesef soruşturmanıza yardımcı olabilecek herhangi bir bilgiye sahip değilim.” Matthias’a kaçamak bir bakış attıktan sonra gülümseyen bir yüzle memura döndü.

Mesele kapandıktan sonra Matthias yürümeye devam etti. Memurlar çalışanları sorgulamak üzere geride kalırken, Matthias ön kapının dışında park edilmiş olan arabaya bindi.

“Sözünü unutmadın değil mi?”

Claudine, öğleden sonraki randevularını; birlikte çay içtikten sonra akşam yemeği için Riette’e katılacaklarını nazikçe hatırlattı.

“Elbette hatırlıyorum, leydim.”

Matthias’ın cevabıyla Claudine’in yüzü aydınlandı.

Araba mülkün ana kapısından hızla uzaklaştı ve kısa süre sonra araziden çıktı. Araba doktorun evinin önündeki yoldan geçerken Matthias bakışlarını pencereden dışarı çevirdi.


*.·:·.✧.·:·.*


Linda Etman, bu "bekle ve gör" stratejisinin ödülü olarak hayallerinin ötesinde bir eğlence diliyordu.

Şık, leylak rengi bir elbise giymişti. Yüzünde hafif bir makyaj vardı, seçtiği şapka ise hem kaliteli hem de mütevazı bir tarza sahipti. Görünüşünün gösterişli olması gerekmiyordu. Ancak zarafeti, bugünkü kıyafeti içinde rüküş görünmesini imkansız kılıyordu.

Bayan Etman yatak odasından çıkmadan önce bir saniye aynadaki yansımasına hayranlıkla baktı.

Bugün at arabasına binmek yerine yürümeyi tercih etti.

Gideceği yer kalabalık bir yer değildi. Tüm gözlerden uzak kalacaktı; bu yüzden Leyla ile buluşmak için sessiz bir yere ihtiyaç duyduğundan, kulübeden uzak bir konumu kasten seçmişti.

Durakta arabayı beklerken Bayan Etman’ın zihni çok uzaklardaydı. Her şeyi o başlatmıştı ve geri dönüşü olmadığı için devam etmekten başka seçeneği kalmamıştı.

Oğlu Kyle için.

Düşüncelerini toplamaya çalıştığı sırada araba kısa sürede geldi. Bayan Etman arabaya bindi ve dudaklarından hafif bir iç çekiş döküldü.

Bir kötü kadına dönüşmek pahasına olsa bile, Kyle için her şeyi yapmaya hazırdı.


*.·:·.✧.·:·.*


Bayan Etman’ın söylediği çay ocağı, şehir merkezinden birkaç mil uzakta bulunuyordu. Leyla randevu saatinden önce gelmişti, bu yüzden güneşli pencerenin yanındaki masaya oturdu ve Bayan Etman’ın gelişini bekledi.

Sarmaşıklarla kaplı tuğla evler, bir vagonun ancak geçebileceği genişlikteki dar yolun karşısında sıralanmıştı. Rustik ve sade tabelalı dükkanlar sokağın sağına soluna dizilmişti.

Çay ocağı da öyleydi. Solan boyalar, yıpranmış mobilyalar, antika pencereler ve çay lekeli masa örtüleri... Burası Bayan Etman’ın zevkine pek uyacak bir yer gibi görünmüyordu.

‘Neden burayı seçti ki?’

Leyla, içindeki karmaşık hislere rağmen ön yargılı olmamaya karar verdi. Bunu düşündükçe daha çok endişeleniyordu. Hırsızlık yüzünden zaten aşırı yüklenmiş olan zihnini daha fazla yormaktan çekiniyordu.

Bu yüzden Leyla, olabilecek en kötü senaryoları kurgulamaya devam etmek istemedi. Bayan Etman, daha az kalabalık bir yerde onunla özel bir konuşma yapmak istemiş olabilirdi. Kuşkusuz tartışılacak çok şey vardı ve...

Leyla’nın analiz felcine hapsolmuş düşünceleri, kapı zilinin sesiyle kısa sürede bölündü. Gelenin Bayan Etman olduğunu düşünerek ayağa fırladı. Onun yerine dükkana genç bir adam girdi. Fötr şapkalı, resmi bir takım elbise içindeydi. Köşedeki bir masaya oturdu ve bir gazete açtı.

Leyla sandalyesine çöktü, gözleri masa örtüsündeki çay lekelerine dikilmişti.

Bugün karakola gitmişti ama dava şu ana kadar önemli bir ilerleme kaydetmemişti. Görgü tanığı ve kanıt eksikliği, hırsızı yakalamalarını zorlaştırıyordu. Ona acıyan bir polis memuru nazikçe tavsiyede bulunmuştu, zayıf bir umuda tutunmamak ve acilen ona borç verecek başka birini bulmak daha iyiydi.

‘Yapmalı mıyım?’

Doktor Etman, Düşes Norma ve Leydi Claudine ile birlikte harcını ödemek istediklerini söylemişlerdi. Bu sabah Madam Mona da onu ziyaret etmişti. Leyla ve Bill’i, hırsız yakalanmazsa Arvis çalışanlarının üniversite masrafları için bağış toplamaya karar verdiklerini söyleyerek tatlılıkla teselli etmişti.

Onların bu nezaketi kalbine ağır geliyordu.

Derin üzüntüsü bir iç çekişle dışa vururken kapı zili tekrar çaldı. Leyla refleks olarak sandalyesinden fırladı ve arkasına döndü.

“Merhaba Bayan Etman.”

Leyla hafifçe gülümsedi ve başını eğdi. Gerçek Bayan Etman şimdi açılan kapının önünde duruyordu.

Yorumlar