Predatory Marriage - 210. Bölüm (Türkçe Novel)

predatory-marriage

Hanın ikinci katına çıkan tahta merdivenler, her adımda yüksek sesle gıcırdıyordu. Ishakan, sanki yanlış bir adımda altına çökecekmiş gibi duran bu merdivenleri rahatlıkla tırmandı ve uzun koridorun sonundaki odaya yöneldi.

Oda bir ahırdan bile daha köhneydi ama tuhaf bir şekilde derli topluydu, nedense insana görkemli saraydan bile daha huzurlu hissettiriyordu. Ishakan kadının cüppesini çıkardı ve onu yatağa yatırdı, sonra da gayet doğal bir tavırla yanına uzandı. Ürkmüş ve hâlâ sersemlemiş olan Leah, sırtını soğuk duvara yaslayarak anında yatağın kenarına kaçtı.

Ishakan onu izlerken kaşlarını çattı.

"Hiçbir şey yapmayacağım." dedi ve onu kollarına çekti. "Uyu. Gözlerini açtığında tekrar prenses sarayında olacaksın."

Garip bir şekilde, bu sözler zihninde dönüp duran düşünceleri anında yatıştırdı. Leah gözlerini kapattı.

Gerçekten hafızamı mı kaybetmiştim?

Bu adamın onu bir şekilde manipüle etmeye çalışıyor olma ihtimali vardı. Ama ne kadar uğraşsa da, bunu yapması için bir neden bulamıyordu.

Leah, ona gerçekten inanıyor olabileceğini fark edince şoke oldu.

Bir nebze de olsa. Ondan şüphe etmek zordu. Açıklanamaz bir şekilde ona güveniyordu. Her nasılsa, bu adamın sadece varlığı bile ona güven duymasını sağlıyordu. Leah yavaşça gözlerini açtı ve kendisine bakan o altın rengi gözlerle karşılaştı. Sessizliğin içinde nefesleri birbirine karışıyordu.

Adam gözünü bile kırpmadan ona bakıyordu, Leah yutkunmak zorunda kaldı. Vücudunda tuhaf bir gerginlik ve içgüdüsel bir tehlike hissi vardı. Birbirlerinin gözlerine baktıkları süre uzadıkça Leah daha çok geriliyordu ve sonunda bakışlarını ilk kaçıran o oldu.

“...”

Kendini yumuşak bir nefes vermeye zorlarken kalbi çok hızlı çarpıyordu. Karnında bir karıncalanma vardı.

Her zaman erkek vücudundan tiksindiğini düşünmüştü. Blain ile seks yapmaya kendini zorlayamamasının tek olası açıklaması buydu. Ama yanılmıştı.

Önündeki adama dokunmak istiyordu. Ona elleriyle dokunmak, diliyle yalamak, dişleriyle ısırmak istiyordu. Blain’e karşı bir kez bile bu dürtüyü hissetmemişti.

Bu tehlikeli duygulara yenik düşerse hayatını mahvederdi. Karşı karşıya kalacağı o karanlık geleceği çok iyi bilmesine rağmen buna dayanamıyordu. Battaniyeyi bir kalkan gibi kendine siper etti ama sonunda daha fazla direnemedi.

Dudakları aralandı. Nefesi dışarı süzüldü ve adamın gözlerinin içine baktı. Ve gözleri buluştuğu an, adam sanki sadece bunu bekliyormuş gibi ona doğru atıldı.

"Mm..."

Öpücükleri çılgıncaydı. Bu adam ona her zamanki hazzı hissettiriyordu. Hayır, öpüşü eskisinden bile daha iyiydi. Adam dudaklarını ısırdığında ve dilini gezdirdiğinde, Leah boğazının derinliklerinden gelen bir inilti koyuverdi. Vücudu hazla utanç verici bir şekilde kıvranıyordu. Daha önce hiç böyle hissetmemişti.

Adamın iri elleri göğüslerini kavradı ve sertçe sıktı. Parmaklarının arasında sertleşen meme uçları, adam onları ovuşturdukça ince geceliğinin üzerinden belirginleşiyordu. Ürpertici haz, küçük ve gergin meme uçlarından etrafa yayılırken Leah geri çekilmeye çalışarak omuzlarını büktü. Ama Ishakan geri adım atmadı. Bacaklarıyla bacaklarının arasını yukarı doğru zorlayarak ona sürtündü.

"Ah..!"

Leah geri çekilerek öpücüğü böldü. Haz fırtınası içinde mantığı onu terk etmişti ama anında tekrar kendini topladı.

Ishakan gülümsediğinde gözleri kısıldı.

"Daha da iyi bir şeyler yapmak istemez misin?" diye sordu ve bacağını hafifçe hareket ettirerek bacaklarının arasındaki o yasak bölgeyi uyardı. Leah ürperdi. Bacaklarını birbirine bastırdığında sadece adamın bacağını ıslatmış oldu; tuhaf, utanç verici bir ıslaklık hissedebiliyordu.

Mantık ve içgüdü, bir suçluluk ve haz fırtınası içinde savaşıyordu. Adam, geceliğinin altından fırlayan o gergin meme uçlarından birini parmaklarıyla nazikçe çekiştirerek onu baştan çıkarırken zihni karmakarışıktı.

"Seni daha iyi hissettireceğim." Diğer eli geceliğinin altına kaydı; Leah, bu dokunuş o kadar iyi hissettirdi ki eliyle ağzını kapattı. Eğer kapatmasaydı bir hayvan gibi inleyecekti.

Parmakları vücudundaki en mahrem yere dokunuyordu. İç çamaşırının üzerinden onu ovuştururken her yeri karıncalanıyordu. Adamın gözleri, onu anında yiyip bitirmek isteyen bir açlığı gizlercesine yarı kapalıydı.

"Merak etmiyor musun, Leah?"

Yorumlar

  1. Bölümler devam edecek mi acaba a

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet yeni bölümler her gün gelmeye devam ediyor. Sayfa sonundaki linkte sıkıntı olmuş, şimdi düzelttim. Okumaya devam edebilirsiniz 💛

      Sil

Yorum Gönder