Predatory Marriage - 203. Bölüm (Türkçe Novel)

Leah o kadar derin uyumuştu ki, sanki ziyafetten sonra bayılmış gibiydi ve uyandığında kendini yenilenmiş hissediyordu. Belki de midesi bulanmadan bir şeyler yiyebildiği içindi ama içi enerjiyle doluydu. Ertelemek zorunda kaldığı birikmiş iş yığınını bile bitirmeyi başardı.
Kontes Melissa, önceki geceye dair tuhaf bir şey hatırlıyor gibi görünmüyordu. Sorulduğunda, tüm zaman boyunca Leah ile birlikte dinlenme odasında kaldığını iddia etti. Leah, Kurkanların kadının hafızasını nasıl değiştirdiğini merak etmekten kendini alamadı.
En acil görevleri halleder halletmez Leah bahçede yürüyüşe çıktı. Ne zaman biraz boş vakti olsa, sorular zihnini istila ediyordu. Daha önce hiç yemediği o hurmaların tadını nasıl bildiğini, dahası neden onları bu kadar feci şekilde arzuladığını anlayamıyordu.
Ishakan’ın iddia ettiği gibi bir şekilde anılarını kaybettiği düşüncesini gerçekten değerlendirdiğini fark edince güldü. O adamdan bu kadar kolay etkilenip böyle saçma bir şeye inanacak biri miydi?
Ancak sonraki birkaç gün boyunca onu düşünmeye devam etti. Bu ısrarcı düşünceler, zihninde işgal ettiği alanı sürekli genişletiyor, Blain’e duyduğu şefkati azaltıyordu.
Ishakan’ı tekrar görmek istiyordu. Her karşılaştıklarında afallasa bile onun sesini duymak istiyordu. Onu o kadar çok düşünüyordu ki, işinde hatalar yaparken bile kendini yakalıyordu.
Bu, tehlikeli düzeyde bir meraktı. Ama elini ateşe sokmaması gerektiğini bile bile bu cazibeye karşı koyamıyordu. Onun güzelliği, sanki egzotik bir çiçek türüymüş gibi Leah’yı büyülemişti.
Günleri böyle geçti. Onu bir daha görme şansı olmasa da, o adamı düşünmekten kendini alamıyordu.
“Çok güzel görünüyorsunuz, Prenses!”
“...Teşekkür ederim.”
Gelinlik provası günü gelmişti ve Estia’nın en iyi terzileri, karmaşık desenli beyaz bir elbise üzerinde birlikte çalışmışlardı. Bu güzel elbise ona mükemmel uymuştu. Terziler ve nedimeleri aşırı övgüler yağdırsa da, aynada kendine bakarken yüzü ifadesizdi.
Çok tuhaf bir jeva vu hissi vardı. Geçmişte hiç beyaz bir gelinlik giymiş miydi? Leah dantelli, eldivenli eliyle aynaya dokundu; gördüğü yansımayı bir şekilde değiştirecekmiş gibi parmaklarıyla aynayı nazikçe ovdu.
“Eksik bir şey var mı, Majesteleri..?” diye sordu terzi. Leah başını salladı.
“Hayır, mükemmel.” Onlara hafifçe gülümsediğinde hepsi rahatlayarak gevşediler. Ancak gözleri üzerinden ayrıldığı an, ifadesiz yüzü geri döndü.
Yakında sevdiği adamla evlenecek olmasına rağmen heyecanlı değildi. Tek hissettiği yoğun bir mide bulantısıydı. Belki de sadece elbise ağır ve rahatsız edici olduğu içindi; elbise çıktıktan sonra biraz daha iyi hissetti. Terziler gider gitmez işinin başına döndü.
Saraya gelen ziyaretçi sayısı nedeniyle işleri katlanarak artmıştı. Ayrıca düğün hazırlıkları yapması gerekiyordu, bu yüzden o kadar meşguldü ki başka hiçbir şeye vakti kalmıyordu. İşine dalmışken Kontes Melissa kapıda belirdi.
“Leydi Miriel geldi.”
Leah’nın tüy kalemi duraksadı.
“...Sanırım görüşme talep etmedi?”
“Evet. Davet veya önceden haber vermeksizin geldi.”
Bu gerçekten küstahça bir davranıştı. Leah acı acı gülümsedi. Blain’in lütfu olmasa, o kadın prenses sarayına adım bile atamazdı. Görünüşe göre gücü başına vurmuştu. Ama küstahlığının bir sebebi vardı. Leah onun karşısında zayıf ve zavallı kalmıştı. Blain, en son odada birlikte olduklarında Leydi Mirael’in önünde Leah’nın yüzüne tokat bile atmıştı. Blain’in kapatması olarak Leydi Mirael, elbette onunla seks bile yapamayan Leah’yı hor görecekti.
Leah, Leydi Mirael’den nefret etmiyordu. Suçun çoğu Blain’deydi. Ama onunla bir ilişki kurmakla da ilgilenmiyordu.
“Görüşmemiz için bir sebep yok, değil mi?” dedi Leah soğukça. “Lütfen ona başka bir zaman gelmesini söyle.”
Bakışlarını tekrar belgelerine çevirdi ama konsantre olamıyordu. Düşünceleri karmakarışıktı. Eğer evlendikten sonra Blain ile seks yapmaya kendini zorlayamazsa, gerçek bir tehlike içinde olacağını biliyordu. Tıpkı annesi gibi bir kenara atılan bir Kraliçe olma ihtimali her zaman peşini bırakmamıştı.
« Önceki Bölüm Sonraki Bölüm »

Yorumlar
Yorum Gönder